Geçici bir durum değil benimki bir süreklilik hali...Arada sekteye uğrasada büyük resimde aynı süren bir hal.Bir yerde kapattım kendimi, hem dünyaya hem kendime;buradan bakınca benim bile hangi zamanda olduğunu karıştırdığım...
Proust'un ''Mahpus''undaki Marcel gibi hissediyorum çoğu zaman kendimi.Kendine asıl zarar verenin kendisinin olduğu.Ve bu ölümcül korkutuyor beni.Bu korkuların kaosunda dışarıda istenilen küçük burjuva kadınını oynarken,aslında bir dünya yaratıyorum sanırım kendime.Şurada yazdıklarımı ifade edemediğim kocaman bir dünya etrafımda ve ben günlük ihtiyaç dilini aşamıyorum kimseyle.Marcel olmak korkunç görünüyor bana....
Ya da lanetlenmiş Buendialar gibi olmak.Sanki tüm hayatımın kehaneti Melquiades tarafından bilmediğim bir dilde şifrelenmiş ve ben onu çözdüğümde yok olacağım...
Tek duygusal ifade,okuduğum kitaplardaki karakterlerle; kafamdaki cevapsız sorular ve yorumsuz yanıtlardan ibaret.
Amma bu gün yüreğime bir peri dokundu,usulca........................
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder